 | 4 Mayıs 1969 akşamı SBF yurdunun önüne gelen araba beni alır ve bilmediğim bir yerlere götürür. Karşımdakiler kendilerini ''albay'' olarak tanıtırlar |
|
 | Ben bunları tanıyorum. Şemdinli ve Dink cinayeti, Danıştay olayı, Ergenekon ile ilk kez derin bir yara aldılar. Ya sonuna kadar giderler, ya da bu güçler korku ve panik içinde daha tehlikeli bir hale gelebilirler |
|
 | Aydin Dogan ve ortaklari en dusuk teklif verdigi icin ihalenin basinda yaris disi kaldilar. Sebebi malum, dusuk teklif verme aliskanligi. TEKEL gidince medyasi toplum muhendisligine basladi gene... |
|
 | Cumhurbaskani kanunu veto etseydi Ertugrul Ozkok kalkip, "Boyle bir gunde yakismadi!" der miydi? Kesinlikle demezdi... Hatta caktirmadan zil takip bir guzel gobek bile atardi.
|
|
 | "Verin artık şu teşviki!.. Satış filan, verin bunu ya!.. (...) Ulan, yine ben koruyorum onu!.. Röportaj gibi gideceksin, ana-avrat iyice bir kavga edeceksin!.. Ondan sonra, tekrar iyi adam olacaksın!" |
|
 | Özkök: Ya şimdi Güneş biz biliyorsun bir tane karton fabrikası kuruyoruz Kocaelinde, ondan sonra ee.. size bir teşvik başvurumuz var. Taner: Tamam. Eee, veririz.
|
|
 | O zaman derdi ki, bir genel yayın yönetmeni, yazı işleri müdürü vs. bulunduğu görevde en fazla 3 yıl kalmalı. Ben en fazla 3 sene kalacağım diyordu. Bakın kaç sene oldu. 18 sene oldu galiba
? |
|
 | Bana, Sen şuna buna niçin sataştın? diyorlar. Farkında değilim. Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye... |
|
 | Yakında Ergenekon çetesinin eylemlerini belgeleriyle anlatan kitabı çıkacak olan Şamil Tayyar, Neşe Düzel''e konuştu: Ergenekon''un ''bir numarası'' emekli bir orgeneral... |
|
 | Demek istiyorlar ki, "Bir kere yasak kalktı mı, artık sonraki gelişmeleri engelleyemeyiz. Bu yüzden sarı öküze sahip çıkalım." |
|
 | CHP lideri Baykal, başörtüsü yasağının üniversitelerde kaldırılmasına karşı çıkarken bir müçtehit gibi konuştu. Baykal, namazda bile başörtüsünün tamamına gerek olmadığını savundu. |
|
 | "Üniversite türbana hayır dedi" diye bir manşet atmıştı gazetelerden biri... Eski alışkanlıkla, hâlâ tek bir üniversite olduğunu sanarak, ya da sanılmasına çalışarak... |
|